Edirne Köprüsü Taştan
Sen Çıkardın Beni Baştan
Köprüler Vadisi; Edirne
TAŞ GERDANLIKLAR; KÖPRÜLER
Edirne; Arda, Tunca ve Meriç ırmaklarının buluştuğu yerde kuruldu. Tarihteki ilk adı Orestia idi. Edirne’yi kucaklayan bu sular, yalnızca tarımsal bereketin değil, kültürlerin ve uygarlıkların da beşiği oldu.
Kıyılarına, devletler, kentler kuruldu. Buralarda Roma, Bizans, Osmanlı uygarlıkları gelişti, su kültürüne dayalı yaşam biçimleri doğdu.
Meriç, Tunca ve Arda belki binlerce yıldan beri akıyor. Bu sular, bir yandan Gala Gölü, Eğribük, Gölbaba gibi dünyanın sayılı doğal yaşam alanlarının ortamlarını yaratırken, diğer bir yandan da farklı din ve dildeki toplum kültürlerinin oluşmasına ilham kaynağı oldu.
Kıyılarında yüzlerce yıldan beri, saraylar, camiler, kiliseler, imaretler, köşkler inşa edildi. Uysal sularında saltanat kayıkları gezdi, ticaret yapıldı, ulaşım sağlandı.
Şiirler yazılan, şarkılar söylenen ırmaklar, belki binlerce yıldan beri dolunaylarda gümüş rengine, günbatımlarında kızıla büründü.
Gün sönümü vakitlerinde kan kırmızıya boyanan ufukların içinden geçen sular, tan zamanlarında Ege’nin ılık suyuna karıştı, burada mavileşti. Balkan dağlarının kaya diplerindeki yüzlerce koyaklardan fışkıran pınarların tatlı suyu, Ege’de tuzlandı.
Meriç, Tunca Arda hep akmaya devam etti. Bu sularda zaman durdu; onlar aktıkça tüm saatlerin ayarı bozuldu. Binlerce yıldan beri Meriç Edirne’de kırmızı, Ege’de mavi aktı. Tunca’yı, Arda’yı, Ergene’yi kucağında taşıdı.
Onlar, uzak dağların derin vadilerinde kayalara çarpa çarpa köpürdüler, düzlüklerde derin oyuklar açarak aktılar. Tunca ırmağı Edirne’ye ulaştığında günahkar oldu. Her yıl Mayıs ayında yapılan Kakava kutlamaları geleneğinde olduğu gibi genç kızlar onun akar suyunda yıkanıp arındılar. Ruhları ve bedenleri terk eden günahları alıp götürdü.
Arda, Tunca, Meriç ırmakları bazen oyuklarda fışkıran sular, bazen oyukların karanlıklarda kayboldu. Ama binlerce yıldan beri akmaya devam etti.
Köprüler,bu ırmakların iki yakasını buluşturan birer taş gerdanlıklara benziyor. O taş köprüler suyun binlerce yıllık yolculuğuna yol arkadaşılığı ediyor.
Suların buluştuğu kent olan Edirne, aynı zamanda köprüler diyarıdır. Taş gerdanlıklarla süslenmiş Edirne’de Tunca ve Meriç toplam dokuz tarihi köprünün ile biri beton biri demir köprü onbir köprü altından akar.
Edirne’nin ünlü tarihi köprüleri Meriç Köprüsü, Gazimihal Köprüsü,Karayolları Köprüsü Saraçhane Köprüsü, Ekmekçizade Ahmet Paşa Köprüsü, Fatih Köprüsü, Bayezıd Köprüsü, Yalnızgöz Köprüsü, Saray Köprüsü, Yıldırım Köprüsü ve Ergene ırmağını taçlandıran Uzunköprü’dür.
MERİÇ KÖPRÜSÜ
Edirne - Karaağaç yolu üzerinde Meriç ırmağı üstündedir. Sultan Abdülmecit zamanında, 1842 yılında yapımına başlanan köprü, 1847 yılında bitirilmiştir. Mecidiye köprüsü adıyla da bilinir. Uzunluğu 263 metre genişliği yedi metredir. Onüç ayak üzerinde oniki sivri kemerli bir taş köprü olan Meriç köprüsü ortasında mermerden bir yazıtlı köşkü vardır. İlkbahar ve sonbahar aylarında belki dünyanın en güzel günbatımı buradan izlenebilmektedir.
GAZİ MİHAL KÖPRÜSÜ
Bulgaristan ana yolu üstünde Tunca ırmağı üzerindedir. Bizans döneminde Mikhael Palaiologos tarafından yaptırılan köprü, Osmanlı döneminde 1402 yılında Gazi Mihal Bey tarafından, yeni baştan yapılırcasına onarılmıştır.
KARAYOLLARI KÖPRÜSÜ
Karayolları tarafından Edirne ile Kapıkule yönünde geçişleri rahatlatmak amacıyla 1980 yılında yapılmıştır. Tarihi Gazi Mihal köprünün paralelinde tek yönlü araç trafiğine açık olarak kullanılmatadır.
Sen Çıkardın Beni Baştan
Köprüler Vadisi; Edirne
TAŞ GERDANLIKLAR; KÖPRÜLER
Edirne; Arda, Tunca ve Meriç ırmaklarının buluştuğu yerde kuruldu. Tarihteki ilk adı Orestia idi. Edirne’yi kucaklayan bu sular, yalnızca tarımsal bereketin değil, kültürlerin ve uygarlıkların da beşiği oldu.
Kıyılarına, devletler, kentler kuruldu. Buralarda Roma, Bizans, Osmanlı uygarlıkları gelişti, su kültürüne dayalı yaşam biçimleri doğdu.
Meriç, Tunca ve Arda belki binlerce yıldan beri akıyor. Bu sular, bir yandan Gala Gölü, Eğribük, Gölbaba gibi dünyanın sayılı doğal yaşam alanlarının ortamlarını yaratırken, diğer bir yandan da farklı din ve dildeki toplum kültürlerinin oluşmasına ilham kaynağı oldu.
Kıyılarında yüzlerce yıldan beri, saraylar, camiler, kiliseler, imaretler, köşkler inşa edildi. Uysal sularında saltanat kayıkları gezdi, ticaret yapıldı, ulaşım sağlandı.
Şiirler yazılan, şarkılar söylenen ırmaklar, belki binlerce yıldan beri dolunaylarda gümüş rengine, günbatımlarında kızıla büründü.
Gün sönümü vakitlerinde kan kırmızıya boyanan ufukların içinden geçen sular, tan zamanlarında Ege’nin ılık suyuna karıştı, burada mavileşti. Balkan dağlarının kaya diplerindeki yüzlerce koyaklardan fışkıran pınarların tatlı suyu, Ege’de tuzlandı.
Meriç, Tunca Arda hep akmaya devam etti. Bu sularda zaman durdu; onlar aktıkça tüm saatlerin ayarı bozuldu. Binlerce yıldan beri Meriç Edirne’de kırmızı, Ege’de mavi aktı. Tunca’yı, Arda’yı, Ergene’yi kucağında taşıdı.
Onlar, uzak dağların derin vadilerinde kayalara çarpa çarpa köpürdüler, düzlüklerde derin oyuklar açarak aktılar. Tunca ırmağı Edirne’ye ulaştığında günahkar oldu. Her yıl Mayıs ayında yapılan Kakava kutlamaları geleneğinde olduğu gibi genç kızlar onun akar suyunda yıkanıp arındılar. Ruhları ve bedenleri terk eden günahları alıp götürdü.
Arda, Tunca, Meriç ırmakları bazen oyuklarda fışkıran sular, bazen oyukların karanlıklarda kayboldu. Ama binlerce yıldan beri akmaya devam etti.
Köprüler,bu ırmakların iki yakasını buluşturan birer taş gerdanlıklara benziyor. O taş köprüler suyun binlerce yıllık yolculuğuna yol arkadaşılığı ediyor.
Suların buluştuğu kent olan Edirne, aynı zamanda köprüler diyarıdır. Taş gerdanlıklarla süslenmiş Edirne’de Tunca ve Meriç toplam dokuz tarihi köprünün ile biri beton biri demir köprü onbir köprü altından akar.
Edirne’nin ünlü tarihi köprüleri Meriç Köprüsü, Gazimihal Köprüsü,Karayolları Köprüsü Saraçhane Köprüsü, Ekmekçizade Ahmet Paşa Köprüsü, Fatih Köprüsü, Bayezıd Köprüsü, Yalnızgöz Köprüsü, Saray Köprüsü, Yıldırım Köprüsü ve Ergene ırmağını taçlandıran Uzunköprü’dür.
MERİÇ KÖPRÜSÜ
Edirne - Karaağaç yolu üzerinde Meriç ırmağı üstündedir. Sultan Abdülmecit zamanında, 1842 yılında yapımına başlanan köprü, 1847 yılında bitirilmiştir. Mecidiye köprüsü adıyla da bilinir. Uzunluğu 263 metre genişliği yedi metredir. Onüç ayak üzerinde oniki sivri kemerli bir taş köprü olan Meriç köprüsü ortasında mermerden bir yazıtlı köşkü vardır. İlkbahar ve sonbahar aylarında belki dünyanın en güzel günbatımı buradan izlenebilmektedir.
GAZİ MİHAL KÖPRÜSÜ
Bulgaristan ana yolu üstünde Tunca ırmağı üzerindedir. Bizans döneminde Mikhael Palaiologos tarafından yaptırılan köprü, Osmanlı döneminde 1402 yılında Gazi Mihal Bey tarafından, yeni baştan yapılırcasına onarılmıştır.
KARAYOLLARI KÖPRÜSÜ
Karayolları tarafından Edirne ile Kapıkule yönünde geçişleri rahatlatmak amacıyla 1980 yılında yapılmıştır. Tarihi Gazi Mihal köprünün paralelinde tek yönlü araç trafiğine açık olarak kullanılmatadır.
SARAÇHANE KÖPRÜSÜ
Sarayiçi yakınında Tunca ırmağı üstündedir.
Sultan İkinci Murat döneminde Şahbettin Paşa tarafından yaptırılmıştır. Adını doğusundaki Saraçhane semtinden almaktadır. On bir ayaklı on iki ayaklı taş köprü 120 metre uzunluğundadır. Orta kemeri yıkılan köprü 1702 yılında Sultan İkinci Mustafa tarafından onartılarak elli metre daha uzatılmıştır.
EKMEKÇİZADE AHMET PAŞA KÖPRÜSÜ
Ekmekçizade Ahmet Paşa tarafından Tunca ırmağı üstüne yapılmıştır. Meriç köprüsü ile birlikte Karaağaç semtine geçit verir. Halk arasında daha çok Tunca Köprüsü olarak anılır. Mimar Sedefkar Ağa tarafından yapımına 1608 yılında başlanan köprü 1615 bitirilmiştir.Onbir ayak üzerine on kemerli köprüdür. Köprünün bir bölümü ve ortasında yer alan yazıtlı köşkü yakın zamanlarda su taşkınlarıyla yıkılmış,bu bölümler betonarme olarak onarılmıştır.
FATİH KÖPRÜSÜ
Sarayiçi’inde Demirkapı ile Adalet Kasrıaraında Tunca ırmağı üstündedir.Yapılış tarihi bilinmemektedir.Fatih Sultan Mehmet döneminde 1452 yıllarında yapıldığı sanılmaktadır. Ortada büyük, yanlarda birer küçük üç gözü olan köprü otuz dört metre uzunluğundadır. Kırkpınar Yağlı Güreş Sahası’na, Adalet Kasrı’na ve Saray kalıntılarına geçişi sağlar.
BEYEZID KÖPRÜSÜ
Beyezıd Külliyesi yakınında Tunca ırmağı üstüne yapılmıştır.Sultan İkinci Beyazıd’ın yaptırdığı köprünün mimarı Hayrettin’dir. Yeni İmaret Mahallesi ile Sultan İkinci Beyezıd Külliyesine geçşi sağlar.
YALNIZGÖZ KÖPRÜSÜ
Beyazıd köprüsünün devamı gibidir. Sultan İkinci Selim tarafından 1570 yılında Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Kenti İmaret Mahallesi ile Beyezıd Külliyesi’ne bağlar.
SARAY KÖPRÜSÜ
Sarayiçi’nde yer alan Fatih köprüsünden sonar ikinci köprüdür. Edirne yönünden Sarayiçi’ne geçit verir. Kanuni Sultan Süleyman tarafından ünlü Adalet kasrı ile beraber Mimar Sinan’a yaptırılmıştır.
UZUNKÖPRÜ
Bir Trakya ırmağı olan Ergene üstündedir. Özelliği nedeniyle adını ilçeye vermiştir. Sultan İkinci Murat tarafından Mimar Müslihiddin’e yaptırılan köprü 1392 metre uzunluğundadır; toplam 174 gözü vardır. Taş köprünün temelleri sivri ve yuvarlak olarak iki tiptir.
YILDIRIM KÖPRÜSÜ
Gazi Mihal köprüsünden sonar Yıldırım mahallesine geçişi sağlar. Onarım kitabesinde yapım tarihi 1535 olarak geçer. Karayolları tarafından 1987-1989 yılları arasında esaslı bir onarım görerek bugünkü haline gelmiştir.
DEMİRYOLU KÖPRÜSÜ
İstabul Edirne Avrupa demir yolu bağlantısını sağlayan demir köprüdür. Darülhadis Camii yakınında Tunca ırmağı üstüne kurulmuştur. Su yüzeyinden yüksekliği on metre, uzunluğu ise dört yüz metredir. Köprüden karşılıklı ilk geçişler 30 Ağustos 1977 tarhinde başlamıştır. Bu tarihten once demiryolu ulaşımı Karaağaç’taki Trakya Üniversitesi Rektörlük binası olarak kullanılan Tarihi Edirne istasyonu güzegahından Yunanistan üstünden sağlanıyordu.
Not: Köprünün açılış tarihini teyid et.
TAYYİP YILMAZ NE DİYOR?
“Tunca ve Meriç nehirleri üzerindeki köprüler, birer gerdanlık kolye gibi Edirne’ye ecdadımızca takılmışlardır. Onlarsız Edirne olmaz. O kadar anlamlı ve düşünülerek yerlerine konulmuşlardır ki şehirle ve mihver Selimiye ile bütünlük ve uyum sağlarlar. Ben Tunca Nehri’nin Sarayiçi’nden Bülbül Adası’nda Meriç Nehri’ne birleştiği yere kadar uzanan bölgeye Köprüler Vadisi adını verdim.”
SEFERŞAH KÖPRÜSÜ
Edirne’nin bunca ayakta kalan tarihi köprülerinin yanında kayıp bir köprüsü de bulunmaktadır. Sultan İbrahim tarafından 1640 yılında yaptırılan Seferşah köprüsünün günümüze yalnızca köşkü ulaşabilmiştir. Seferşah köprüsü köşkü Gazi Mihal ile Yıldırım köprüleri arasındaki alanda yer almaktadır.
TC Edirne Valiliği, Edirne Mevcut Durum Raporu, Ocak 2003, sh 110
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Dergisi, Sayı 16 sh-36
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder