TAŞIN ŞİİRİ
Kentleri tanımlayan bazı yapılar vardır.
Dünyada bu kentler o yapılarla birlikte anılırlar.
Selimiye Camii de Edirne’nin bir alt kimliğidir; markasıdır, kentin genlerine kazınmış bir künyedir.
Selimiye Camii, insan ruhunda bir yer çekimsizlik etkisi, bir alt üst oluş yaratır. Herhangi bir giriş kapısındaki kalın meşin perdeyi kaldırıp, içeri adım attığınızda; sessiz kocaman bir boşluğun içine düşer; savrulur, başka bir alemin iklimine sürüklenirsiniz.
Burada çiçek açar, burada yaprak dökersiniz.
Selimiye camii dipten, sonsuz bir zirveye yükseliş duygusudur.
Işıktır, sestir, renk ve biçimdir.
Uyumdur, estetiktir.
Hüzündür, hazdır.
Selimiye camii taşın şiiri, taşın şarkısıdır…
Bakın ünlü edebiyatçımız Selim İleri Selimiye hakkındaki duygularını nasıl dile getiriyor:
“ Edirne’ye otuzbeş yıl önce gitmiştik. Günübirlik bir geziydi. Selimiye Camii’ni ziyaret ettiğimizi hatırlıyorum. Ama her şey öyle apar topar olmuştu ki, anlam derinliğine varamamıştım. Bu kez dış görünümüne vurulup kaldım. Yalınlığın görkeme dönüşmesini soluk soluğa özümsedim. Rüyalarıma gireceğini biliyorum artık.
Bir yakınıma şöyle yazdım zaten:
Yeniden orada Selimiye’nin kapısında duruyorum. Başım dönüyor… Başka bir hayatı, başka bir dünyayı bir insanın nasıl böyle hissettiğini sanki sezebiliyorum.
İçimdeki alt üst oluşa, sessizliği nasıl getirebileceğimi kestiremiyorum.”
Selim İleri
Cumhuriyet Gazetesi…
Herkese iyi seyirler…
Kentleri tanımlayan bazı yapılar vardır.
Dünyada bu kentler o yapılarla birlikte anılırlar.
Selimiye Camii de Edirne’nin bir alt kimliğidir; markasıdır, kentin genlerine kazınmış bir künyedir.
Selimiye Camii, insan ruhunda bir yer çekimsizlik etkisi, bir alt üst oluş yaratır. Herhangi bir giriş kapısındaki kalın meşin perdeyi kaldırıp, içeri adım attığınızda; sessiz kocaman bir boşluğun içine düşer; savrulur, başka bir alemin iklimine sürüklenirsiniz.
Burada çiçek açar, burada yaprak dökersiniz.
Selimiye camii dipten, sonsuz bir zirveye yükseliş duygusudur.
Işıktır, sestir, renk ve biçimdir.
Uyumdur, estetiktir.
Hüzündür, hazdır.
Selimiye camii taşın şiiri, taşın şarkısıdır…
Bakın ünlü edebiyatçımız Selim İleri Selimiye hakkındaki duygularını nasıl dile getiriyor:
“ Edirne’ye otuzbeş yıl önce gitmiştik. Günübirlik bir geziydi. Selimiye Camii’ni ziyaret ettiğimizi hatırlıyorum. Ama her şey öyle apar topar olmuştu ki, anlam derinliğine varamamıştım. Bu kez dış görünümüne vurulup kaldım. Yalınlığın görkeme dönüşmesini soluk soluğa özümsedim. Rüyalarıma gireceğini biliyorum artık.
Bir yakınıma şöyle yazdım zaten:
Yeniden orada Selimiye’nin kapısında duruyorum. Başım dönüyor… Başka bir hayatı, başka bir dünyayı bir insanın nasıl böyle hissettiğini sanki sezebiliyorum.
İçimdeki alt üst oluşa, sessizliği nasıl getirebileceğimi kestiremiyorum.”
Selim İleri
Cumhuriyet Gazetesi…
Herkese iyi seyirler…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder